21 Mart 2012 Çarşamba

geçip gidenlerin ardındanlardan...

Nice zaman evvel başlayıp da araya bir sürü iş güç, koşturmaca girince bir köşede unutuverdiği kitaba rastladı kadın kitaplığında...
ahh dedi kendi kendine
bu kitap okunup tamamlanmalı,
aldı eline
karıştırırken okunmuş, altı çizilmiş sayfalarını
bir kağıt süzüldü içinden düştü yere
baktı kadın merakla
kağıda..
okudu sonra alıp yerden

...
Bitmemiş bir hikaye idik ikimiz.. sonunu getiremeden öldürdük diğerimizde birbirimizi.. hiç dile getirmeden gömdük kefensiz son cümlelerimizi....

yazmıştı kağıda..

kadın önce çattı kaşlarını
neye ithaftı bu cümle diye
sonra anımsadı
gülümsedi
buruşturdu kağıdı; kitabını koyup sehpaya yöneldi mutfağa
buruşturduğu kağıdı attı çöpe..

bir kahve yaptı kendine mutfağa kadar gitmişken
sade

döndü odaya
aldı kitabını eline
yudumlarken kahvesini
daldı gitti romanın büyüsüne....

 fotoğraf: neslihan karayakaylar tamyaman / ankara - 2011

modelliği için Ece'ye teşekkürlerimle ....

4 yorum:

cecil dedi ki...

tüm sözler kurşuna dizilmişti..
"biz" bitemedik bile..

Yazgüneşi dedi ki...

"yarım" kalanlar
ne kadar zaman geçerse geçsin üstünde
olmadık yer ve zamanda
böyle çıkar ya insanın karşısına...
cecilim..
işte
öyle

The Melpomene dedi ki...

Bu kadın benim en yakınım :) Ece'yi Görünce sevindim böyle. Fotoğraf çok güzel, ellerine sağlık. Bir cümleyle aklımıza gelen adamlara gitsin sözlerinde. Olmaz mı? Bir gece şöyle yazmıştım ona: "Bir cümleden geldin aklıma, aklıma gelişini tek bir cümleye bağlayamasam da." Ne çok sebebim vardı düşünmek için, hala da öyle.

Yazgüneşi dedi ki...

Evett o kadın senin en yakının doğru
ve çok güzel..
hem yüzü hem yüreği
mutlu olsun hep
sen de ol..
hep olun

bir zaman düşünmek için binlerce sebep yaratılanların akla gelmek için bir tesadüfe değin itelenebilmiş olması
biraz da hazin sanki..

hayat devam ettiği sürece
zaman anıları da iteliyor sanki tozlu köşelere...